Senin hayatın, dilediğin gibi yaşa gönlünden geçeni yap
Ama yaptığın herşeyin hesabını vereceğin zamanı unutma...

Umutsuzluk her yanı kuşattığında, umudun vakti gelmiş demektir.

Yetiş & Yetiş Hayata dair...

2/10/2006 - Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.

 

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayımlamıştı;
Bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta, mecliste, meydanda,
Türkçe'den başka dil konuşulmayacak diye, Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?

Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?

Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?

Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde wellcome,
Çıkışında good-bye okuyanınız var mı?

Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?

Seki'nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?

İş hanımızı plaza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi , mega kent diye gezeniniz var mı?

Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?

İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?

Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekalayı, olur'u okey diye söyleyeniniz var mı?

Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?

Vırvırık dağının tepesindeki köyde, Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, neskaaaave içeniniz var mı?

Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçe'miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

Karaman oğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?

Prof.Dr. Atilla Aydınlı

 

İçinde yaşadığımız yozlaşmayı pek de güel anlatmış. Şiir bana ait değil ama duygularıma tercüman, sizlerle paylaşmak istedim.

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/6/2006 - nal sesi

Tarihi çevir nal sesi kısrak sesi bunlar
Delmiş Romanın kalbini mızrak gibi Hunlar
Göktürkler, Uygurlar,Oğuzlar, Peçenekler
Türkün yüce tarihine binbir zafer ekler

Dünya atının nalları altında ezildi
Kaç Haçlı sefer göğsüne çarpınca kesildi
Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/5/2006 - 29 Mayıs 1453 İstanbul'un Fethi...

Fetih Marşı

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Arif Nihat Asya


Tarihten:

Bizans'ın son seneleri mezhep kavgalarıyla geçiyordu: Lâtin ve Ortodoks kiliselerinin birleşmesi mevzuu etrafında halk ikiye ayrılmıştı. Bir taraftan saray rahipleri heyeti Kardinal İzidor'un Katolik âyinlerinde hazır bulunuyor, diğer taraftan Patrik ve taraftarları ise kapandıkları manastırdan ateş püskürüyor, imparatorun kiliselerin birleşme emrine karşı koyuyordu. Fatih İstanbul kapılarına geldiği zaman, bir kısım halk Hıristiyanlığın yardımını umarak garp kilisesinin, yani Lâtinlerin boyunduruğunu tercih ediyor ve imparatordan sonra nüfuz sahibi grandük Notaras ve taraftarları ise 'Bizans'ta kardinal şapkası görmektense Türk sarığını görmeyi tercih ederiz', diyordu.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/5/2006 - "İlk Hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"

                          

 

Atatürk'ün Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nden sonra Türk ordusuna verdiği emir;

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları!

Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi'nde zalim ve mağrur bir ordunun asıl muharebe birliklerini inanılmayacak kadar az bir zamanda imha ettiniz.Büyük ve necip milletimizin fedakârlıklarına layık olduğumuzu ispat ediyorsunuz. SAHİBİMİZ olan BÜYÜK TÜRK MİLLETİ, istikbalinden emin olmaya haklıdır. Muharebe meydanlarındaki maharet ve fadakârlıklarınızı, yakından izliyor ve takip ediyorum. Milletimizin hakkınızdaki takdirlerine vasıta olmak görevimi durmadan ve sürekli bir şekilde yerine getireceğim. Başkumandanlığa tekliflerde bulunulmasını cephe kumandanlığına emrettim. Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin fikri güçlerini, kahramanlık ve vatanseverliğini, birbiriyle yarışırcasına göstermeye devam eylemesini talep ederim.

 

ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR. İLERİ!  

 

         TBMM Başkanı ve Başkumandan Mustafa Kemal (12 Eylül 1922)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/5/2006 - Eski Bir Tapınak Yazısı

Gürültü, patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.

Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma, içten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü dünyada herkesin anlatacak bir öyküsü vardır.


Yalnız planların değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.


Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlâksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakabileceğin en iyi miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.

 

Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

 

Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkânsızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin.

 

Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Free Web Counters
Hit Counter

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Denizin güzellikleri

Arkadaşlarım

erdemersin
nesrin32
blogekle
visne
blackmezig
visnerengi
serbestxp
masterpiece
yorgunasker13
sadakat
barbie01
ebrar06
sonnur
BibiS
ozleminsitesi
nesee
Kleopatra81
naribeyza
ebayar28
cicibisiiy
elki
aydogan
biolog
onurhan1907
karamelek38
erdemselvi
ERKEK
emir35
dosteller
zamanbitiyor
Genel Haberler
TV'de Bugün
Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:
Türkçe'ye İngilizce'ye
Günlük Burç
Webmasterim.Com
Tıklayın Sitenizi Tanıtın...