29/5/2006 - 29 Mayıs 1453 İstanbul'un Fethi...
Fetih Marşı
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden.... Senin de destanını okuyalım ezberden... Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini... Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini? Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır. Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır. Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan! Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin! Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın! Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Arif Nihat Asya
Tarihten:
Bizans'ın son seneleri mezhep kavgalarıyla geçiyordu: Lâtin ve Ortodoks kiliselerinin birleşmesi mevzuu etrafında halk ikiye ayrılmıştı. Bir taraftan saray rahipleri heyeti Kardinal İzidor'un Katolik âyinlerinde hazır bulunuyor, diğer taraftan Patrik ve taraftarları ise kapandıkları manastırdan ateş püskürüyor, imparatorun kiliselerin birleşme emrine karşı koyuyordu. Fatih İstanbul kapılarına geldiği zaman, bir kısım halk Hıristiyanlığın yardımını umarak garp kilisesinin, yani Lâtinlerin boyunduruğunu tercih ediyor ve imparatordan sonra nüfuz sahibi grandük Notaras ve taraftarları ise 'Bizans'ta kardinal şapkası görmektense Türk sarığını görmeyi tercih ederiz', diyordu.
|